Allah, yarattığı insanın yapısını elbette ki
en iyi bilendir. İnsanların maddi ve manevi bütün ihtiyaçlarını
giderecek yaratılışına en uygun dini onun için seçip beğenmiştir.
İnsanın yaratılışına en uygun din:İSLAM
"Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler." (Rum Suresi, 30)
İnsanlar dinin getirdiği güzel ahlakı yaşamadıklarında kendi kendilerine zulmederler
İnsanlar, Allah'ın insanlar için seçip beğendiği
güzel ahlakı yaşamadıkları sürece kendilerine zulmetmiş
olurlar. Çünkü yaratılışlarına uygun olan davranışı, ahlakı
göstermeyerek kendi yapılarına ters düşen bir tutum sergilerler;
bu da hem vicdanen rahatsız olmaları, hem de başka insanları
rahatsız etmeleriyle sonuçlanır. Bu insanların kendilerine
zulmettikleri ayette şöyle bildirilmektedir:
"Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şeyle zulmetmez.
Ancak insanlar, kendi nefislerine zulmediyorlar." (Yunus
Suresi, 44)
Dinde zorlama yoktur
Unutulmamalıdır ki, İslam ahlakı ancak samimi
olarak içten gelen bir istekle, gönülden yaşanabilir ve
Allah böyle bir imanı makbul göreceğini bildirir. Zorla
yaşatılan din Allah katında geçerli olmadığı gibi, Kuran'da
münafık olarak isimlendirilen ikiyüzlü insanların çoğalmasına
neden olur. Bu da, topluma zararlı olacak bir yapının oluşması
demektir. Allah, din adına insanların zorlanmamasını şöyle
emretmiştir:
"Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz,
doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim
tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa
yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah, işitendir, bilendir."
(Bakara Suresi, 256)
Dolayısıyla İslam dini hiçbir alanda insanların
üzerinde bir baskı oluşturmadığı gibi, insanlara gerçek
fikir ve vicdan özgürlüğünü kazandırır. Dinin getirdiği
güzel ahlakı yaşayan insan, hiçbir şekilde kısıtlanmaz.
Aklen ve kalben inançları doğrultusunda yaşadığı için her
zaman huzurlu, rahat ve mutlu olur.
Güzel ahlak huzur ve özgürlük getirir
Dinin getirdiği ahlak modelini bilmeyen ve
bunu yaşamayan insanlar ise, müminlerin özgürlüğüne sahip
olamazlar. Çünkü, topluma yerleşmiş birçok gereksiz kural
ve gelenek vardır. Her toplum, kendine çok sayıda değer
ve ölçü koyar, tabular oluşturur ve Allah'ın verdiği özgürlükleri
kendi elleriyle kısıtlar. İşte dinden uzak olan insanlar,
hem etraflarındaki bu toplumun cahil kuralları, hem etraftaki
insanların yaptırımları, hem de kendi kendilerine koydukları
gereksiz prensipler nedeniyle manevi hürriyetten yoksun
kalırlar.
 |
İnsanı etrafındaki toplumdan daha da büyük
bir baskı altına alan güç ise, nefsindeki bencil tutkulardır.
Bu bencil tutkular insana sürekli huzursuzluk verir. Daimi
bir güvensizlik ve gelecek korkusu aşılar. İnsan, nefsindeki
bu negatif güç nedeniyle sonu gelmeyen bir tutku ve hırs
içinde boğuşur. Nefsi, ona sürekli daha fazla mal biriktirmesini,
daha fazla para kazanmasını, kendini insanlara beğendirmek
için daha fazla çabalamasını emreder. Oysa bu tutkuların
tatmin edilmesi mümkün değildir. Zengin olmak büyük bir
tutkudur, ancak bu tatmin edildiğinde yeni tutkular gelecektir.
Kısacası dünyaya yönelik yaşanan tüm hırslar, kısır bir
döngü içindedir.
İşte insan bu cahiliye sisteminden ancak Allah'a
iman edip hayatını O'na teslim etmekle kurtulur. Allah'ın
Kuran'daki ifadesiyle "... kim nefsinin 'cimri ve bencil
tutkularından' korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş)
bulanlardır". (Haşr Suresi, 9)
İnsan bu tutkuların esiri olmaktan kurtulduğunda
özgürleşir. Artık onun yaşamının amacı, söz konusu sonu
gelmez tutkuları tatmin etmek değildir. Yaşamının amacı,
yalnızca Allah'ın hoşnutluğunu kazanmaktır ki, insan zaten
bunun için yaratılmıştır.
Allah'ın insanlara elçi olarak gönderdiği resuller,
tarih boyunca insanları nefislerindeki tutkulara ya da başka
insanlara kul olmaktan kurtulmaya ve yalnızca Allah'a kul
olmaya davet etmişlerdir. İnsanlar, yaratılış amaçlarına
aykırı olan bu sapkınlıklardan kurtulduklarında felah bulurlar.
İşte bu nedenledir ki, Kuran'da Resul, müminlerin "ağır
yüklerini, üzerlerindeki zincirlerini indiren" kişi olarak
tarif edilmektedir. Araf Suresi'nde şöyle buyrulmaktadır:
"Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de
(geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi)
olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği)
emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri
helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini,
üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek
olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen
nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır." (Araf
Suresi, 157)
Din kolay kılınmıştır
İslam'ın insan fıtratına uygun olmasının bir
diğer sebebi, kolay olmasıdır. Allah, insanın yaratılışına
uygun olarak indirdiği dini, aynı zamanda yaşanması kolay
kılmıştır. Bu gerçek farklı ayetlerde vurgulanmaktadır:
"Allah (ağır yükleri) sizden hafifletmek
ister: (Çünkü) insan zayıf olarak yaratılmıştır." (Nisa
Suresi, 28)
"... Allah, size kolaylık diler, zorluk
dilemez..." (Bakara Suresi, 185)
Bu kolaylık, ibadetler için de geçerlidir.
Örneğin Allah, Ramazan ayında tutulması farz kılınan oruç
ibadetiyle ilgili bir ayette şöyle buyurur:
"Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan
ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık
belgeleri (kapsayan) Kur'an onda indirilmiştir. Öyleyse
sizden kim bu aya şahid olursa artık onu tutsun. Kim hasta
ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer
günlerde (tutsun). Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez.
(Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete)
ulaştırmasına karşılık Allah'ı büyük tanımanız içindir.
Umulur ki şükredersiniz." (Bakara Suresi, 185)
Sonuçta İslam, insanın yaratılışına tamamen
uygun bir dindir. Çünkü İslam'ı seçip din kılan, insanı
da yaratmış olan Allah'tır. Allah, yarattığı kullarına kolaylık
dilemiş, onların ihtiyaç ve isteklerine en uygun ahlak ve
yaşam modelini din kılmıştır. Rabbimiz, bir ayette şöyle
buyurmaktadır:
"...Bugün inkâra sapanlar, sizin dininizden
(dininizi yıkmaktan) umut kesmişlerdir. Bugün size dininizi
kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size
din olarak İslam'ı seçip-beğendim.." (Maide Suresi, 3)
1Allah, yarattığı insanın yapısını elbette
ki en iyi bilendir. İnsanların maddi ve manevi bütün ihtiyaçlarını
giderecek yaratılışına en uygun dini onun için seçip beğenmiştir.