| Yavrular tüysüz
doğarlar ve aynı zamanda pek hareket edemedikleri için kaslarını
hiç çalıştıramazlar.
Bu nedenle yavruların donmamaları
için soğuktan izole edilmiş yuvalara ihtiyaçları vardır. Özellikle
"örgü yuvalar", yapıları itibariyle bu sıcaklığı yavrulara
sağlayabilirler. Bu yuvaların yapımı ise oldukça detaylı ve
zordur. Dişi kuş yuvayı çok uzun bir sürede büyük bir itinayla
örerek oluşturur. Aynı zamanda, yuvanın içini tüy, lif ve
kıllarla doldurur, böylece yuvanın izolasyonunu artırmış olur.
Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve
dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir.
Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Allah,
onların işlediklerini bilendir. (Nur Suresi, 41)
Her türden yuva için malzeme temini son derece
önemlidir. Kuşlar gün boyunca yapacakları inşaat için gerekli
malzemeyi toplarlar. Kuşların gagaları ve ayakları çeşitli
malzemeleri taşımak ve kullanmak için özel tasarlanmıştır.
Yuvanın kuruluşu dişiye aittir ama yuvanın kurulacağı bölgeyi
erkek seçer. Kuşlar bu mimari şaheserleri çamur, yaprak, sarmaşık,
tüy ve kağıt gibi maddelerden yararlanarak yaparlar. Kuş yuvalarının
özellikleri, kullandıkları malzemelere ve uyguladıkları tekniklere
bağlıdır. Yuvalar, kullanılacak olan malzemenin elastikiyeti,
dayanıklılığı ve sertliği göz önünde bulundurularak yapılır.
Malzeme, sıkıştırmaya ya da gerilmeye elverişli olmalıdır.
Ayrıca değişik türden malzemelerin birlikte kullanılması,
yapının sahip olduğu koruyucu özellikleri artırır. Sözgelimi
çamurla bitki liflerini karıştırmak yuvadaki çatlakların yayılmasını
önler.
Genellikle mavi rengi tercih eden çardak kuşu
yuvasını, yaparken görülüyor. Bu hayvan mavi renkli gördüğü
her materyali yuvasında süs olarak kullanabilir.
Kuşlar topladıkları malzemelerle önce inşaatın
harcını oluştururlar. Bu şekilde yuva yapan kuşlardan biri
uçurum kırlangıçlarıdır. Uçurum kırlangıçları yuvalarını uçurum
kenarlarına, bina veya avlu duvarlarına çimento ile yapıştırırlar.
Bu çimentoyu elde ediş yöntemleri ise oldukça pratiktir. Gagalarıyla
çamur veya kil parçaları toplarlar ve bu malzemeleri inşaat
alanına taşırlar. Çamuru yapışkanımsı salyalarıyla karıştırıp,
uçurumun yüzeyine sürerler ve üstünde yuvarlak bir açıklık
bırakarak düzgün bir çömlek şeklinde biçim verirler. Çömleğin
içini çim, yosun ve tüyle doldururlar. Bu yuvaları çoğunlukla
sarkan bir kaya çıkıntısının altına inşa ederler ki, yağmur
yağdığında çamuru yumuşatmasın ve yuvayı yıkmasın.
Bazı Güney Afrika kuşları (Anthoscopus) ise,
iki bölüme ayrılmış olan özel yuvalar kurarlar. Bu yuvalarda
kuluçka odasının asıl girişi gizlenmiştir. Yuvanın diğer girişi
ise ortada bir yerdedir. Bu ayrıntı, avcı hayvanlar için hazırlanmış
olan bir aldatmacadır.
Başta belirttiğimiz gibi kuşlar yuvalarını sadece
yavrularına bakmak için kullanmazlar. Kimi zaman da dişilerine
gösteri yapmak için yuva yaparlar. Bu kuşların içinde en ilginç
olanlarından biri Yeni Gine'de yaşayan çardak kuşlarıdır.
Çardak kuşları dişilerine yaptıkları gösterilerinde tüylerini
kabartmak yerine buldukları "değerli şeyleri" sergilerler
ve küçük çardaklar kurarlar.
Bazı erkek çardak kuşları öncelikle kendilerine
genç bir fidanı çadır direği gibi kullanıp, çevresine ince
dalları dizerek bir nevi çardak oluştururlar. Diğer bir tür,
önünde iki girişi ve bir de çatısı olan bir mağaracık yapar;
içine çiçek, mantar, kısacası ne bulduysa toplar ve düzenli
bir şekilde sıralar. Daha sonra topladığı malzemelerle bu
yuvayı süsler. Her çardak kuşu türünün seçtiği belli bir renk
vardır. Ama genellikle parlak mavi renkli cisimleri tercih
ederler. Belli bir renkte olması şartıyla sopa, taş, çiçek,
tohum ve o renkte olan herhangi birşeyi süs eşyası olarak
kullanırlar.
Terzi Kuşlarının Diktikleri Yuvaları
Hindistan'da yaşayan Terzi kuşları gagalarını
bir dikiş iğnesi gibi kullanırlar. İplikleri ise, örümcek
ağından elde ettikleri ipek, tohumlardan oluşturdukları pamuk
veya ağaç kabuklarından kopardıkları liflerdir. Yuvalarını
yaparken öncelikle bir ağaçta gelişmekte olan yaprakları seçerler
ve kenarları üstüste gelecek şekilde bu yaprakları çekerek
şekle sokarlar. Terzi kuşu bunun ardından sivri gagasıyla
her bir yaprağın kenarına bir delik açar. Topladığı örümcek
ağı veya bitki liflerini bir terzinin iğne-iplik kullanması
gibi gagasıyla deliklerden geçirir ve düşmelerini engellemek
için her ilmiği düğümler. Aynı işlemi diğer uçta da yaparak
iki yaprağı birbirine "dikmiş" olur. Bir çift yaprağı ya da
tek bir yaprağı kendi etrafında döndürmek için yarım düzine
kadar düğüme ihtiyaç vardır. Daha sonra kuş bu keseyi çimlerle
doldurup döşer. Ayrıca bu yapraklarla kaplı kesenin içinde,
dişisinin yumurtalarını koyacağı gizli bir yuva daha dokur.
Dokumacı Kuşlar
Dokumacı kuşların yuvaları, bugün kuşbilimciler
ve diğer doğabilimciler tarafından, kuşların yaptığı en ilginç
yapılar olarak gösterilmektedir. Bu kuşlar, doğada buldukları
bitki liflerini ve ip olarak kullanabilecekleri her türlü
uzun bitki sapını "dokuma" şeklinde örerek kendilerine çok
sağlam yuvalar inşa ederler.
     |
|
Çok büyük bir azim, sabır ve beceriyle
yuvasını ören dokumacı kuşu |
Dokumacı kuş ilk iş olarak kullanacağı malzemeyi
toplar. Yeşil ve taze yapraklardan kendine ince uzun şeritler
keser veya yaprakların orta damarlarını alır. Özellikle taze
yaprakları seçmesinin ise bir nedeni vardır: kuru yapraklardan
alacağı malzemeyi kontrol edebilmesi ve bunları dokumada kullanması
çok zordur, ancak taze yaprak lifleri ile bu işlemler çok
kolay gerçekleşir. Kuş öncelikle çatallı bir dala, bir yapraktan
kopardığı uzun bir lifin ucunu sararak işe başlar. Bir ayağı
ile lifin ucunu dalın üzerinde tutarken, diğer ucunu gagasıyla
idare eder. Liflerin düşmelerini engellemek için onları düğüm
atarak birbirlerine bağlar. İlk olarak bir çember oluşturur;
bu yuvasının girişidir. Daha sonra ise gagasını mekik gibi
kullanarak yaprak liflerini diğer liflerin üzerinden ve altından
sırayla geçirir. Dokuma işlemi sırasında her lifin ne kadar
çekilmesi gerektiğini de hesaplayabilmelidir. Çünkü eğer dokuması
gevşek olursa yuva hemen çöker. Ayrıca yuvanın son halini
zihninde canlandırabilmelidir ki, duvarların ne zaman kavisleneceğine
veya dışarı doğru çıkıntı verileceğine karar versin.
Girişi dokuduktan sonra yuvanın duvarlarını dokumaya
başlar. Bunun için başaşağı durur ve içeriden çalışmaya devam
eder. Gagasıyla bir lifi diğerinin altına sokar ve sonra hassas
bir şekilde dışarıda kalan ucunu tutar ve sıkıca çeker. Böylece
son derece muntazam bir dokuma oluşturur.
Görüldüğü gibi dokumacı kuş yuvasını yaparken
hep birkaç aşama sonrasını hesaplayarak hareket etmektedir.
Yuvası için en uygun malzemeyi toplar, yuvayı dokumaya rastgele
bir yerden başlamaz. Önce girişi oluşturur ve oradan duvarlara
devam eder. Nerede kavis vereceğini, nereyi genişleteceğini
çok iyi bilir. Üstelik bunları yaparken son derece ustaca,
akılcı ve yetenekli tavırlar sergiler, davranışlarında hiçbir
acemilik belirtisi görülmez. Aynı anda iki işi yapabilecek
kadar (bir yandan ayağı ile yaprak lifini düşmemesi için tutup
diğer yandan lifin diğer ucunu gagasıyla idare eder) yeteneklidir.
Hiçbir hareketi rastgele değil, oldukça şuurlu ve amaca yöneliktir.
Dokumacı kuşların başka bir türü ise, yağmurun
etkisini göz önünde bulundurarak "tavanı akmayan" çok sağlam
bir yuva inşa eder. Bu kuş, çevreden topladığı bitki liflerini,
ağzında bulunan bir salgıyla karıştırarak özel bir harç imal
eder. Bu salgı bitki liflerine esneklik ve su geçirmeme özelliği
kazandırır ve böylece yuva için mükemmel bir sıva malzemesi
oluşur. Yuva tamamlanana kadar geçen süre içerisinde bu işlemleri
defalarca tekrar eden dokumacı kuşların gösterdikleri bu becerileri,
tesadüfen, bilinçsizce kazandıklarını iddia etmek hiç kuşkusuz
ki imkansızdır. Bu kuşlar evlerinin yapımında -hiç zorlanmadan-
aynı anda bir mimar, bir inşaat mühendisi ve bir şantiye ustası
gibi çalışırlar.
Şimdiye kadar anlatılan örneklerde de görüldüğü
gibi her kuş türünün kendine özgü bir yuva inşa etme tekniği
vardır. Ve bu tekniklerin her biri bilinci, aklı ve düşünme
yeteneği olmayan bir hayvandan beklenemeyecek kadar karmaşıktır;
her biri bir tasarım ve plan gerektirir.
Bir düşünelim: karşımızda akıl, bilinç, plan
ve tasarım ürünü eserler üreten canlılar bulunmaktadır. Ancak
bu canlıların bu özelliklere sahip olmaları imkansızdır. Öyle
ise bu canlılar bu davranışları nasıl gösterirler?
Kuşların ve tüm diğer canlıların davranışlarında
görülen aklın, bilginin ve yeteneğin kaynağının tek açıklaması
vardır: Bunların tümü bu hayvanlara Allah tarafından ilham
edilen özelliklerdir. Allah, bu canlıları yaratmış, onlara
korunma, avlanma, beslenme, üreme yöntemlerini ayrı ayrı ilham
etmiştir. Onlara yuvalarını inşa ettiren, kusursuz planlar
yaptıran, onları koruyan ve barındıran sonsuz merhamet ve
şefkat sahibi olan Allah'tır. Evrimcilerin iddia ettiği gibi
ne "tabiat ana", ne de tesadüfler bu canlıları son derece
karmaşık yuvaları inşa etmeleri için programlayamaz. Tüm canlılar
üstün bir Yaratıcı olan Rabbimiz'in ilhamına uydukları için
kendilerinden kesinlikle beklenmeyecek davranışlar sergilerler.
Allah, Kuran'da "Dağlarda,
ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler
edin." (Nahl Suresi, 68) diyerek balarısına yuvasını
yapmayı ilham ettiğini bildirmiştir. Balarısında olduğu gibi
canlıların tamamına yuvalarının yerini, inşaat tekniklerini,
kullanacakları malzemeleri sonsuz merhamet ve şefkat sahibi
olan Rabbimiz ilham etmektedir.
Görmedin mi ki, göklerde ve yerde olanlar ve
dizi dizi uçan kuşlar, gerçekten Allah'ı tesbih etmektedir.
Her biri, kendi duasını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Allah,
onların işlediklerini bilendir. (Nur Suresi, 41)
|