| Ancak burada vereceğimiz
sayılı bir kaç örnek dahi dünya üzerindeki yaşamı tesadüfle
açıklamanın mümkün olmadığını kanıtlayacaktır.
Tırtıldan Kelebeğe
Sizin 450-500 kadar yumurtanız olsa ve bunları
dışarıda muhafaza etmeniz gerekse ne yapardınız? Onların,
rüzgar gibi doğa şartlarının etkisiyle saçılıp dağılmalarını
önleyecek bir tedbir almanız kuşkusuz ki en akılcı olandır.
İşte dünyanın tek seferde en fazla yumurta yumurtlayan canlılarından
biri olan ipek böcekleri (450-500), yumurtalarını muhafaza
etmek için çok akılcı bir yönteme başvururlar: Yumurtaları
salgıladıkları yapışkan bir maddeyle (iplikle) birbirlerine
bağlayarak, etrafa saçılıp, dağılmalarını engellerler.
Yumurtadan çıkan tırtıllar, ilk iş olarak kendilerine
uygun bir dal bulur ve daha sonra da aynı iplikle oraya bağlanırlar.
Ardından gelişebilmeleri için salgıladıkları bu iplikle kendilerine
koza örmeye başlarlar. Hayata gözlerini yeni açmış bir tırtılın
bu işlemi yapması, durup dinlenmeksizin 3-4 gün sürer. Bu
süre içerisinde tırtıl, binlerce kez dönerek, ortalama 900-1500
m. uzunluğunda bir iplik çıkarır. Bu işlem bitince de hiç
dinlenmeden yeni bir işe başlar ve güzel bir kelebek olmak
üzere değişim geçirmeye başlar.
"Yaratan hiç yaratmayan gibi midir?
Artık öğüt alıp düşünmez misiniz?" (Nahl Suresi, 17)
|
Ne anne ipek böceğinin yavrusunu muhafaza edebilmek
için aldığı tedbir, ne de herşeyden habersiz, henüz hiçbir
eğitime, bilgiye sahip olmayan küçücük bir tırtılın gösterdiği
davranışlar evrimle izah edebilecek olaylar değildir. Herşeyden
önce annenin, yumurtaları yapıştırmak için kullandığı ipliği
üretebilmesi mucizevidir. Yumurtadan yeni çıkan bir tırtılın
kendisi için gerekli ortamı tanıyıp ona uygun koza örmesi,
ardından değişim geçirmeye başlaması ve bu değişimi problemsiz
olarak geçirebilmesi ise insan aklının anlayış sınırlarını
zorlamaktadır. Bu durumda her tırtılın dünyaya ne yapması
gerektiğini bilir bir şekilde geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz
ki bu da, tüm bunların henüz dünyaya gelmeden "öğretilmiş"
olduğu anlamına gelecektir.
Bunu bir örnekle açıklayalım. Eğer yeni doğmuş
bir bebeğin, doğumundan sadece bir kaç saat sonra ayağa kalktığını,
dahası kendisine bir yatak yapmak için malzeme (yorgan, yastık,
minder vs.) topladığını ve bunları düzgün bir biçimde birleştirip
bir yatak yapıp içine yattığını görürseniz, ne düşünürsünüz?
Olayın şaşkınlığını üzerinizden attığınızda, varacağınız en
mantıklı sonuç, bu bebeğin böyle bir işlemi yapması için henüz
anne karnında olağanüstü bir yolla bir şekilde "eğitilmiş"
olduğunu düşünmektir. Tırtılların durumu, bu örnekteki bebeklerden
farksızdır.
Bu da bizi yine aynı sonuca ulaştırır: Bu canlılar,
kendilerini yaratan Allah'ın belirlediği biçimde doğmakta,
davranmakta ve yaşamaktadırlar. Kuran, Allah'ın balarısına
vahyettiğini ve ona bal yapmayı emrettiğini haber vermekle
(Nahl Suresi, 68-69), aslında canlılar dünyasındaki büyük
sırrın bir örneğini bildirmiş olur. Bu sır, tüm canlıların
Allah'ın iradesine boyun eğmiş olarak, O'nun belirlediği kaderi
izledikleri gerçeğidir. Arı bu nedenle bal yapar, ipek böceği
bu nedenle ipek üretir.
Kanatlardaki Simetri
Kelebeklerin
kanatlarına dikkatle baktığımızda kusursuz bir simetrinin
hakim olduğunu görürüz. Bu tül görünümlü kanatlar, şekillerle,
beneklerle ve renklerle süslenmiş olarak yaratılmış ve sonuçta
her biri birer sanat harikası olan görüntüler meydana gelmiştir.
Kelebeklerin her iki kanatlarının da aynı desende
ve simetrik olması başlı başına birer yaratılış harikasıdır.
Kelebeklerin kanatlarında, ne kadar karmaşık
olursa olsun, her iki taraftaki desenin ve renklerin tıpatıp
birbirleriyle aynı olduğunu fark edebilirsiniz. En ufak bir
nokta dahi her iki kanatta birden yer alır, dolayısıyla ortaya
kusursuz bir düzen ve simetri çıkar.
Aynı zamanda o incecik kanatlardaki bir renk,
diğerine hiçbir şekilde karışmaz ve var olan renkler keskin
çizgilerle birbirlerinden ayrılır. Oysa bu renkler üst üste
dizilen pulcukların bir araya gelmesiyle oluşur. Elinizi dokunduğunuz
an dağılıveren bu pulcuklar nasıl oluyor da sıralarını hiç
şaşırmadan aynı deseni tutturacak şekilde iki kanatta da dizilebiliyorlar?
Tek bir pulun bile yer değiştirmesi kanatlardaki simetrinin
bozulmasına ve estetiğin kaybolmasına neden olabilir. Oysa
yeryüzündeki hiçbir kelebeğin kanadında bir düzensizlik göremezsiniz.
Sanki her biri bir ressamın elinden çıkmış gibi düzgün ve
estetik görünümlüdür. Çünkü gerçekten de üstün bir Yaratıcı
tarafından var edilmişlerdir.
Tüm kainatın Sahibi olan Allah, "örneksiz yaratan"
sıfatını kelebek kanatlarında da bizlere göstermektedir.
O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde)
kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel
isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih
etmektedir. O, Aziz, Hakimdir. Haşr Suresi, 24
|