eksik olmayan cinayet haberleri
toplumdaki, dinsizlikten kaynaklanan dejenerasyonun çok açık
bir göstergesidir.
Dünyadaher gün binlerce insan öldürülmektedir.
Birkaç milyon lira için gece, taksisine bindiği şoförü haksız
yere öldüren insanlar vardır.
Veya geçimlerini hiç tanımadıkları insanları
öldürerek sağlayan, bunu artık sıradan bir olay olarak değerlendiren
insanların sayısı da azımsanmayacak boyutlardadır. Bu insanlara
sorulduğunda ise, kendilerine göre bir açıklama yaparak "o
parayı almasaydım ben açlıktan ölecektim" gibi ahlaksızca
ifadeler kullanırlar. İşte tüm bunlar, Allah'ın dinine uymadan
yaşanan bir hayatın sebep olduğu zalimliklerdir.
Üstelik bunların yanısıra sadece zevkten adam
öldüren insanlar, seri cinayetler işleyen katiller de dünya
üzerinde insanların korku ve tedirginlik içinde yaşamalarıına
neden olmaktadır. Kendi ailelerini sadece paralarını alabilmek
için öldürenler ya da öldürtenler, kıskançlıktan dolayı cinayet
işleyenler, kindarlıktan dolayı yıllarca bekleyip sonra en
yakınını öldürenler, bakışını beğenmediği için sokak ortasında
hiç tanımadığı halde suçsuz bir adamı öldürenler, kan davası
uğruna çoluk çocuk demeden tüm bir aileyi katledenler, ani
bir öfke sebebiyle bir anaokulunu basıp çok sayıda çocuğu
hedef alanlar... Bu örnekler o kadar çoktur ki, haberleri
gazetelerden birgün bile eksik olmaz.
Tüm bunların yaşanmasının en önemli sebeplerinden
biri ise Allah'ın aşağıdaki ayetinin gözardı edilmesidir:
Ve onlar, Allah ile beraber başka bir İlah'a
tapmazlar. Allah'ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler
ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa 'ağır bir ceza ile'
karşılaşır. (Furkan Suresi, 68)
Yukarıdaki ayettde görüldüğü gibi, haksız yere
bir insanı öldüren kişiler büyük bir azapla tehdit edilmişlerdir.
Allah tek bir kişiyi öldürmenin, tüm insanları öldürmek kadar
ağır bir suç olduğunu ayetlerinde bize haber vermiştir. Ancak
günümüzde bu ayetlerin gözardı edilmesi ve genel olarak toplumlarda
Allah korkusunun yerleşmemiş olması sebebiyle rahatlıkla seri
cinayetler işlenmektedir. Zalim insanlar ahirete iman etmedikleri,
dünyada yaptıkları kötülüklerin, zalimliklerin hesabını vereceklerini
anlamazlıktan geldikleri için böyle pervasız bir tutum sergileyebilmektedirler.
 |
Allah'ın sınırlarını hassasiyetle koruyan bir
insanın, bir öfke krizine kapılarak kontrolünü kaybetme ve
başka bir insana zarar verme ihtimali kesinlikle yoktur. Fakat
dini yaşamayan toplumlarda Allah korkusu olmadığı ve dünyadayken
yaptıkları her şeyin hesabını mutlaka vereceklerine dair inançları
bulunmadığı için tüm bu ahlaksızlıklar rahatlıkla yapılmaktadır.
Oysa dünyada belki adaletten kaçarak, cezadan kurtulduğunu
sananlar, öldükten sonra ahirette Allah'ın huzurunda verecekleri
hesaptan asla kaçamayacaklardır. Allah bu konuya bir ayetinde
şöyle dikkat çekmiştir:
Allah'ın ayetlerini inkar edenler, peygamberleri
haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri
öldürenler; işte onlara acıklı bir azabı müjdele. (Al-i İmran
Suresi, 21)
... Size Allah'tan bir nur ve apaçık bir
Kitap geldi. Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına
ulaştırır ve onları kendi izniyle karanlıklardan nura çıkarır.
Onları dosdoğru yola yöneltip-iletir.(Maide Suresi, 15-16)
Dinden Uzak İnsanlar Zalim Nesiller Yetiştirirler
Bu konunun tüm dünya toplumlarını ilgilendiren
çok önemli bir yönü daha vardır. Bahsettiğimiz türde cinayetler
günümüzde o kadar yaygınlaşmıştır ki, küçük çocukların okullarda
katliam yaptıklarına dahi şahit olmak mümkündür. Bunlarla
ilgili haberler zaman zaman basında yer almaktadır. Elbette
bunların bir sebebi bu çocukların izledikleri filmlerde, televizyon
programlarında ve okudukları kitaplarda sık sık işlenen zalimlik
telkinidir. Özellikle bazı filmlerdeki öldürme sahnelerinin
küçük yaştaki çocukları bu korkunç eylemlere özendirici bir
etkisi vardır. Bu da dinsizliğin karanlık yüzünü göstermesi
açısından çok önemli bir örnektir.
İnsanları çok küçük yaşlarından itibaren böylesine
karanlık bir ortama iten, zalimliğe yönlendiren ise yine dinden
uzak yaşayan insanların varlığıdır. Bu insanlar kendileri
Allah'tan korkmadıkları gibi, yine kendileri gibi Allah korkusu
olmayan zalim nesiller yetiştirirler. Çocuklarına İslam ahlakının
emrettiği güzel ahlakı, merhametli, şefkatli, adaletli, hoşgörülü,
itidalli, akılcı yapıyı değil, dinsizliğin getirdiği kötü
ahlakı öğretirler. Bu konuyla ilgili olarak Hz. Nuh'un Kuran'da
bildirilen duası, tarih boyunca tüm inkarcıların aynı zalim
yapıyı sergilediklerini bize göstermektedir:
Nuh "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen
hiç kimseyi bırakma." dedi. "Çünkü Sen onları bırakacak olursan,
Senin kullarını şaşırtıp-saptırırlar ve onlar, kötülükten
sınırı aşan (facir'den) kafirden başkasını doğurmazlar." "Rabbim,
beni, annemi, babamı, mü'min olarak evime gireni, iman eden
erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlere yıkımdan
başkasını arttırma." (Nuh Suresi, 26-28)
Açlık ve sefaletten ahlaki dejenarasyona, burada
bahsedilen ve çocukları dahi etkisi altına alan şiddetten
pek çok ülkeyi yoksulluğa sürükleyen savaşlara kadar dünyada
var olan ve çözüm bekleyen bütün sorunların bugüne kadar çözülememiş
olmasının nedeni çözümün hep yanlış sistem ve inançlarda aranmış
olmasıdır. Oysa tek çözüm Allah'ın insanlar için seçip beğendiği
Kuran ahlakındadır.
Allah'ın Kuran'da bildirdiği ahlak, tüm hurafelerden
arınmış olarak insanlara anlatıldığı ve insanlar Kuran ahlakını
yaşamaya özendirildikleri takdirde, dünya üzerinde var olan
tüm sorunlar çözülecektir. Çözüm Kuran ahlakında olduğuna
göre Kuran'ın tüm insanlara anlatılması vicdan sahibi insanların
üzerinde büyük ve önemli bir sorumluluktur.
|