TASARIM GERÇEĞİ

Bir tasarımcı, aklındaki modelleri boş bir kağıda çizerek tasarlar. Tasarımcının o ana kadar gördüğü her şey, tasarımını şekillendireceği örnekleri oluşturur. Çünkü doğadaki her form, her şekil bir tasarımdır. Hiçbir tasarımcı daha önce hiç görmediği, hiçbir şekilde bilgi sahibi olmadığı bir şeyi tasarlayamaz.

İsterseniz öncelikle bir tasarımcının yeni bir tasarım meydana getirirken izlediği yolu aşama aşama inceleyelim: Tasarımcı öncelikle, tasarlayacağı materyalin kullanım amacını, işlevini belirler. Daha sonra tasarımın kullanıcısını ve onun ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, tasarımın sınırlarını tespit eder.

Aylarca süren eskiz çizimlerinde tasarımcı belki de yüzlerce dizayn çizer.

Daha sonra bunlar incelenir ve içlerinden işlev/estetik oranı en elverişli ve üretime en uygun olan bir veya daha fazla çalışma seçilir. Bundan sonra üretim sürecinde çıkması muhtemel detaylar üzerinde çalışılır.

Önce tasarımın ufak ölçekli bir modeli yapılır. Böylece çizimler ilk defa üç boyuta çıkmış olur. Daha sonra tasarımın bitmiş şeklinin görülebilmesi amacıyla birebir boyutlardaki bir modeli de yapılabilir. Bütün bu işlemler zannedildiği kadar kısa sürmez, bilakis senelerce vakit alabilir. Daha sonra, oluşturulan heykel model üzerinde bazı deney ve testler yapılır. Kullanıcıya olan uygunluğu araştırılır.

Sadece insan becerisiyle yapıldığını sandığımız birçok şeyin tasarımı ise, gerçekte doğada mevcuttur. Büyük bir bilgi birikimi ve insanların yıllar süren araştırmaları sonucu ortaya çıkan yapılar veya teknolojik ürünler, doğada zaten milyonlarca yıldır durmaktadır. Bunun farkında olan tasarımcılar, mimarlar ve bilim adamları canlıların yaratılış özelliklerini kendilerine örnek alarak, yeni modeller üretme yoluna gitmişlerdir.

Oysa tüm tasarımların gerçekte tek bir sahibi vardır. Allah tüm canlıları kusursuzca ve tek bir "ol" emriyle yaratmaktadır. Bir ayette bu gerçek şöyle bildirilir:

"Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca ol der, o da hemen oluverir." (Bakara Suresi, 117)

Örneksiz yaratma ve yoktan var etme gücü yalnız Allah'a mahsustur. İnsan ise sadece olanları kopya eder. İşin daha derinine inilecek olursa, tasarımı yapan insanın zaten en güzel surette tasarlandığı gerçeği ile karşılaşırız. Allah canlıları ve insanı yoktan var etmiş ve insana da bir tasarlama yeteneği vermiştir.

Doğadaki canlılar, son derece kompleks vücut sistemlerine sahiptir. Bir kuşun tüylerini, bir yarasanın sonar sistemini ya da bir sineğin kanat yapısını incelediğimizde, karşımıza olağanüstü derecede detaylı tasarımlar çıkar. Ve bu tasarımlar, bizlere açık bir gerçeği gösterir: Tüm canlıları Allah yaratmıştır.

"O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." (Haşr Suresi, 24)

Yarasa Sonarı Teknolojinin İlerisinde

Araştırmacılar yarasa sonarının sınırlarını keşfettiler. Yarasanın sahip olduğu sonar sisteminin, insan yapımı sonar teknolojisinden kat kat üstün olduğu ortaya çıktı.

Yarasa, saniyenin 2 milyonda biri gibi çok kısa aralıklarla, 0.3 milimetre çözünürlükte, insan kulağıyla duyulmayan sesler gönderiyor. Sonra bunları özel sistemi ile toplayarak cisimlerin yerini belirliyor ve bulunduğu yerin haritasını çıkarıyor.

Bilim adamları teknolojik sınırları aşmış olan bu özellikleriyle, yarasa sonarının şu anda gemilerde kullanılan sonar teknolojisinden kat kat ileri olduğunu ifade ediyorlar.

Bilindiği gibi sonar sistemi, denizaltıları tespit için vazgeçilmez bir yöntemdir. Bu yüzden ABD Savunma Bakanlığı, yarasa sonarındaki çalışma prensiplerini kendi sonarlarında uygulamak için harekete geçti. Ünlü Amerikan bilim dergisi Science'ın verdiği habere göre, Bakanlık bu proje için özel bir ödenek tahsis etti.

Her haliyle çok üstün bir yaratılışın delili olan yarasa sonarı, şu anki teknolojiyle taklit edilmesi imkansız gibi görünen bir sisteme sahip. (www. hayvanlaralemi.net.)

Kaslarımızdaki Tasarım Köprülerde Kullanılıyor

Kaslarımızdaki tendonlar çok özel bir yöntemle inşa edilmiştir. Bu tasarım sayesinde son derece hafif, esnek ama oldukça güçlü bir yapıya sahiptirler.

ABD Rutgers Üniversitesi'nden doğa bilimci Janine Benyus, tendon için "her seviyesinde inanılmaz eksiksiz bir yapı", "Kolunuzdaki tendon, asma bir köprüyü taşıyan halatlarda olduğu gibi, birbirine dolanmış kablo demet lerinden oluşuyor. Her bir kablo demeti, kendi içinde daha ince kabloların birbirine dolanmasından oluşuyor. Bu daha ince kablolar da, birbirine dolanmış molekül demetlerinden oluşuyor ki, atomlar sarmal bir yapı halinde durmaktalar. Her defasında matematiksel bir güzellik açığa çıkıyor. " (Biyomimikri: Doğadan Esinlenen İcatlar, Morrow, William& Co.)

Günümüz asma köprülerinde kullanılan çelik halat teknolojisi, insan vücudundaki kasları ve kemikleri birbirlerine bağlayan tendonlardan alınmıştır. Bu tasarım canlıları üstün bir bilgi ile Allah'ın yarattığının kesin bir kanıtıdır.