BATI DÜNYASI

dünyanın önde gelen ülkelerinin liderleri seçim kampanyalarında, başkanlık törenlerinde, çeşitli demeçlerinde Allah'a yönelişin üzerinde durmuşlar ve her fırsatta Allah'ın ismini anmışlardır. Materyalist felsefenin bir ürünü olan inançsızlığın insanlığı savaş, açlık, zulüm, soykırım gibi felaketlere sürüklediğini fark eden bu liderler, artık halklarını Allah inancına ve maneviyata yönelmeye teşvik etmektedirler.

Allah'a yönelen bu kişiler toplumun önde gelenleridir. Her yaştan insanın ve özellikle gençlerin kendilerine örnek aldıkları liderler, Allah'a olan inançlarını, manevi değerlerin önemini vurgulamaları çok önemlidir.

Çünkü bu insanlar milyonlara örnek olan isimlerdir. Her davranışları, her konuşmaları izlenmektedir.

Örneğin bir dünya lideri materyalist düşünceye sahipse, ona inanan, saygı duyan birçok kişi de materyalizmin anlamını bilmemesine rağmen, onun görüşlerini destekleyip, materyalist bir bakış açısına sahip olacaktır. Ama aynı lider Allah'a iman eden, inançlı bir kişi ise -ki son yıllarda dünyanın büyük liderleri bu inançlarını dile getirmeye başlamıştır- onu sevip, sayan milyonlarca insan da Allah'a imana yönelecektir. Bu nedenle özellikle Batı'da dünyanın önde gelen kişilerinin Allah'a yönelişleri büyük önem taşımaktadır.

Son yıllarda Batı toplumlarında gözlemlenen çarpıcı bir gerçeğe dikkat çekilmektedir:

ALLAH'A YÖNELİŞ

Batı'daki bu yöneliş Batılılaşma ve modernleşme kavramlarını kullanarak dinden uzaklaşan ve topluma dinsizliği telkin edenlerin ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduklarını göstermektedir

GEORGE W. BUSH, ABD Başkanı

Bill Clinton'ın ardından Amerikan Başkanı seçilen George W. Bush da 2000'li yıllarda Allah'a yönelişte büyük bir artış olacağını izleyeceği politikayla ortaya koymuştur. 21. yüzyılın başındaki Amerikan başkanı George W. Bush'un Allah'a yönelmeye davet eden konuşmalarından bazı örnekler:

".Ben her zaman "dindar" bir insandım. Kiliseye düzenli olarak giderdim. Duanın gücünü de anladım. Allah'ın yol göstermesi için dua ederim. İmanım bana dikkat ve bakış açısı veriyor. İnsanlığı öğretiyor. İnanç hayatımın önemli bir parçası. İnancımı yaşamamın önemli olduğuna inanıyorum. Bunu gösteriş olarak yapmıyorum. Amerika inanç özgürlüğünden dolayı harika bir ülke. Eğer tüm insani planların üstünde olan kutsal bir plana inanmasaydım yönetici olamazdım. İnancım bana yaşamın Allah'ın bir hediyesi olduğunu öğretiyor. Yaşam Allah tarafından verilmiştir ve Allah tarafından alınır."

George W. Bush 20 Ocak 2001 tarihindeki Başkanlık devir törenindeki konuşması aşağıdaki cümlelerle tamamlamıştır:

"...Ve bazı ihtiyaçlar ve yaralar öylesine derindir ki bunlar ancak bir akıl hocasına veya rahiplerin duasına cevap verirler. Kilise ... camiler toplumu insanlığa yöneltmektedirler ve bizim planlarımızda ve kanunlarımızda şerefli bir yere sahip olacaklardır... Allah sizi korusun, Allah Amerika'yı korusun."

"... Ben kimin cennete gideceğine Allah'ın karar vereceğine inanıyorum..."

5 Kasım 1999'da New York Post'ta başkanın görüşleriyle ilgili yazılanlar ise şöyledir:

"Sınıfta Allah'ı öğretmek... George W. Bush, okullar, çocuklara evrimin yanısıra dünyayı Allah'ın yarattığı şeklindeki İncil inancını da vermelidir. "Çocukların dünyanın nasıl oluşmuş olabileceği ile ilgili farklı yorumları öğrenmesi konusunda bir sorunum yok" şeklinde konuştu Bush..."

29 Ekim 2000 New York Times'da çıkan bir yazıda şu satırlar yer almaktadır:

"Bay Bush... evrime inanmıyor."

ALLAH'A YÖNELİYOR TONY BLAIR, İngiltere Başbakanı

Başbakan Tony Blair 12 Ocak 2001 tarihinde Başbakanlık Konutu'nda bir yemekte yaptığı konuşmada, "Ben Kuran okuyorum. Kuran çok güzel. Kuran'daki sosyal adalet, insan eşitliği, alçak gönüllülük gibi insani kavramların fazlalığı beni büyüledi. Artık İngiltere'de pek çok önemli görevlerde Müslümanların olması çok güzel" dedi.

Tony Blair ayrıca İngiltere'de yayınlanan Muslim News adlı gazetedeki röportajında İslam dini hakkındaki görüşlerini şu şekilde dile getirmiştir:

"İslam barışçı, derin anlamlar içeren, çok güzel bir inanç..." Tony Blair, iki Kuran'ı olduğunu ve mümkün olduğunca yanında taşıdığını belirtiyor. Bu alışkanlığı da Chelsea Clinton'dan edinmiş. Ayrıca İslam'a olan saygısını da şu sözleriyle dile getiriyor: "Kuran'dan ilham alıyorum. Eğer Kuran'ı okursanız, sevgi ve dostluk kavramının çok açık olduğunu göreceksiniz."

 

HELMUT KOHL Almanya Eski Başbakanı

Almanya Eski Başbakanı Helmut Kohl da, 1997 senesinde Avrupa Birliği'ne sunduğu bir mektubunda şu teklifte bulunmuştur:

"Başbakan Kohl, ileride hazırlanacak olan Avrupa Birliği anayasasına Allah'ın isminin yazılmasını istiyor. Alman anayasasında Allah'ın ismi anılıyor ve Bavaria'daki taraftarlar bunun Avrupa Birliği'ne de model olacağını umuyorlar. Kohl, ...., diğer Avrupa Birliği üyesi iki ülkenin de İrlanda ve Yunanistan anayasalarında Allah'ın isminin yazdığını belirtti... Kohl'ün teklifi dün, Hässler ve diğer taraftarlar tarafından içtenlikle karşılandı. "Bu kesinlikle çok hoş" dedi Avrupa Parlamentosu Hristiyan Sosyal Birliği üyesi. "Bence Helmut Kohl, Avrupa geleceğinin en büyük mimarıdır"

BILL CLINTON,

ABD Eski Başkanı "Allah'ın yaşamı yarattığı dili öğreniyoruz."

Bill Clinton'ın başkanlığı döneminde dine yöneliş yolunda büyük adımlar atıldı. Örneğin 1996 senesinde ABD tarihinde ilk kez Beyaz Saray'da Müslümanlara iftar yemeği verildi. Yine 1997 yılında Clinton'ın yayınladığı bir genelgeyle inanç hürriyeti konusunda büyük aşamalar kaydedildi. Bu gelişmeleri takiben toplumun her alanında insanlar Allah'a olan yönelişlerini açıkça ilan ettiler.

Eski Başkan Beyaz Saray'da 12 Eylül 1998 tarihinde verdiği kahvaltı davetinde ".Dün gece geç saate kadar bugün ne söylemem gerektiği ile ilgili düşünüp, dua ettim. İstediğim gibi bir insan olabilmek için Allah'ın yardımına ihtiyacım var. Allah bizi değiştirebilir ve bizi zor anlarda güçlü kılar.

20 Aralık 1998 tarihli Ramazan Kutlaması'nda Clinton "İslam dinine hayran olduğunu söyledi..."

27 Haziran 2000'de Genom Projesinin açıklanmasının ardından tüm dünyaya hitaben yapılan açıklamada

"Başkan Clinton, genetik şifrenin çözümünü tarihin en büyük buluşlarından biri olarak tanımladı. Clinton, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında "Allah'ın yaşamı yarattığı dili öğreniyoruz'' dedi. ...Clinton, "Allah'ın en kutsal armağanının ne kadar harika, güzel ve karmaşık olduğunu daha yakından anlıyoruz'' dedi.