Harun Yahya'nın önceki sayfalarda yer verdiğimiz "Maddenin Ardındaki Sır"la ilgili açıklamalarına ilk itirazlar 1998 yılı sonlarında gelmişti. O dönemde Bilim ve Ütopya dergisi yazarları, mutlak zannettikleri ve tüm yaşantılarını üzerine kurdukları "madde putu"nun yokoluşuna şahit olmanın verdiği panikle, bu konuya itirazlar getirmeye başlamışlardı. Bunun üzerine yazar Harun Yahya'nın özellikle Bilim ve Ütopya dergisinin Aralık 1998 sayısında yer alan yanılgılara verdiği cevapları sizlere aktarmakta konunun ehemmiyeti açısından fayda görüyoruz:

Bilim ve Ütopya Dergisi Aralık 1998 Sayısındaki Materyalist Yanılgılar

Bilim ve Ütopya dergisinin Aralık 1998 sayısında en çok hedef alınan konu, "maddenin aslı" konusuydu.

Bizim çalışmalarımızda izah edilen maddenin sadece bir algı olduğu gerçeği, materyalist Bilim ve Ütopya yazarlarını son derece rahatsız etmiş, hatta korkutmuş olduğu için, özellikle bu konuyu ele aldılar.

Ancak maddenin algı olmadığı, mutlak varlık olduğu şeklindeki inançlarını sözde ispat etme niyetiyle yazı yazan Bilim ve Ütopya yazarları, gerçekte savundukları iddianın ne denli çürük ve gerçek dışı olduğunu sergilediler. Alaeddin Şenel'in ve Rennan Pekünlü'nün makaleleri, bu yönde çok önemli yanılgılar içeriyordu. Şimdi sırasıyla bu yanılgıları inceleyelim.

Algıların Nesnel Karşılığı Bulunduğuna Dair Bilimsel Kanıt Olduğunu Sanma Yanılgısı

Alaeddin Şenel, Bilim ve Ütopya dergisinin Aralık sayısında yayınlanan "Evrim Aldatmacası mı, Devrin Aldatmacası mı?" başlıkla yazısında, dış dünyanın beynin içinde görüntü olarak algılandığını kabul etmiş, ama görüntülerin nesnel karşılığı bulunan ve bulunmayan görüntüler olarak ikiye ayrıldığını, beyindeki görüntülerin ise nesnel karşılığının bulunduğunu iddia etmiştir.

Beyindeki görüntülerin dış dünyada karşılığı bulunduğu iddiasının bilimsel delili nedir?

Bunun hiçbir bilimsel delili yoktur. Hiç kimse beyninin dışıyla ilgili bir bilgiye veya bir kanıta sahip değildir. Çünkü insanın görebildiği ve algılayabildiği her şey beynin içinde görüntü olarak bulunmaktadır. Beynin içindeki görüntülere dayanarak beynin dışında bir şey bulunup bulunmadığını bilmek mümkün değildir. Dolayısıyla, Alaeddin Şenel'in "beyindeki görüntülerin nesnel karşılığı vardır" şeklindeki sözü kuru bir iddiadan ibarettir. Bu iddiasını ispatlayacak bilimsel bir kanıt getirmesi imkansızdır.

Alaeddin Şenel, "Beynimdeki görüntülerin dış dünyada karşılığı olup olmadığını bilmiyorum ama aynı şey telefonla konuşma yaptığımda da geçerlidir. Telefonla konuşurken karşımdaki kişiyi göremem, fakat sonradan yüz yüze konuşurken bu konuşmayı doğrulatabilirim." diyerek cevap vermektedir.

Alaeddin Şenel, bu benzetmeyle şunu kastetmektedir: Eğer algılarımızdan kuşkulanırsak, maddenin aslına bakıp gerçeği kontrol edebiliriz.

Oysa bizim maddenin aslına ulaşmamız kesinlikle mümkün değildir. Hiçbir zaman zihnimizin dışına çıkıp "dışarıda" ne olduğunu bilemeyiz.

Telefondaki sesin karşılığı olup olmadığını telefondaki kişiye doğrulatılabilir. (Esasen telefon konuşması da, bu konuşmanın sonradan teyit edilmesi de tamamen zihninde yaşanmaktadır) Ancak beyindeki görüntülerin karşılığı olup olmadığı kime doğrulatılacaktır? Alaeddin Şenel'in, beynin dışına ait bilgi sağlayabilecek, doğrulama yapabilecek bir bilgi kaynağı bulması mümkün değildir.